Olimpiyat Altyapısı! | Taraftar Dergi



Olimpiyat Altyapısı!

Yine olimpiyatlarda denize döküldük, piste gömüldük, sahalarda zaten yoktuk. En başarılı olduğumuz minderde tuş olduk, halterde de ağırlıkların altında resmen ezildik. Pekin’den sonra aklımızda kalan manşetler son 4-5 olimpiyattan çok da farklı değildi. Yine bağırdık çağırdık, federasyon başkanlarını istifaya, devlet bakanını göreve çağırdık. Spor programlarında çok bilmiş, her spordan fevkalade derecede anlayan spor(!) yazarları böyle rezillik olmaz diyerek veryansın etti. Ama yine forumlar yapmadık, çözüm önerileri üzerinde durmadık. Ve ligler başlayınca futbola geri döndük…

Asıl komik olan bazılarının futbol ülkesi olduğumuzu halen kabul etmemesi. Hasta olduğumuzu kabul etmeden nasıl iyileşme yolunda adım atabiliriz ki? Gerçi hastası olduğumuz futbolda dahi, adam gibi istikrarı yakalayabilmiş değiliz. Bu kadar ilgiye çoktan kaf dağına ulaşması gerekirdi gerçi ya neyse.

Olimpiyatlar ertesi herkesin dilinde olan palavra bir sonraki olimpiyatlara çok daha iyi olacağımızdı. Önünüzde dört sene vardır ve siz o dört senede sıkı bir antrenman programı ile elinizdeki çok başarılı(!) cevherleri bu olimpiyatlara yetiştirebileceğiniz hissine kapılırsınız… Kimse de size olimpiyatlara hazırlığın çocukluk yaşlarında başlaması ve bu işe büyük yatırımların gerektiğini söylemediği için, kendinizi kandırmaya devam edersiniz. O gün gelip çattığında da önceden düşündüğünüz bahaneleri ezberden okursunuz.

Ben bildim bileli olimpiyatlarda bundan başka bir senaryo yaşanmadı, bir iki başarının arkasına sığınıldı ve “aynı tas, aynı hamam” devam edildi. Peki, bu kadar atıp tuttun, saydın sen de; elle tutulur ne var diyebilirsiniz? Aslında bu yazıya başlarken ana fikrimiz çözüm önerimizdi ama dediğimiz gibi ilk önce hastalığı teşhis etmek gerekti.

İlk olarak önümüzdeki üç olimpiyatı şu andaki çözüm ile geçmek zorundayız, elimizden gelenin en iyisini yapıp şu anki sporcularımızı buralara sokmaya çalışmak zorundayız. Bugün altyapıya önem vermeye başlarsak, belki 16 yıl sonraki olimpiyatlarda söz sahibi, başarılı ülke denilen ülkeler arasına girme şansını elde edebiliriz. Amerika ve Çin modellerini ele alırsak çok küçük yaşlarda yetenek avcılıklarına başlamamız gerektiği aşikar. Bulduğumuz yetenekli çocuklara verilecek maddi destek ile özel spor akademilerinde okutulmaları ve branşları dahilinde başarılı sporculara dönüştürülmeleri için ders programları oluşturulması çok da zor düzenlemeler olmayacaktır… Düşünelim ki A akademisinde bulunan 200 çocuk çeşitli sınıflarda öğlene kadar örgün eğitimlerine devam ederken bunların hepsi öğleden sonraları atletizm, futbol, yüzme,tenis v.s. branşlarında eğitimlerine devam ediyorlar. Geleceğin dünya şampiyonları böyle yetişmiyor mu zaten… Son olimpiyatların sekiz madalyalı yüzücüsü Phelps günde 1 saat çalışarak gelmedi buralara, ya da son dört senede çalışıp almadı o sekiz altını. Bir diğer taraftan bakarsak da 12000 kalori değerindeki günlük mönüsünü annesi evde hazırlamadı, onun arkasında aşçısından menajerine, doktorundan psikologuna ve en önemlisi devletine kadar kocaman bir ordu bulunuyordu. Bizim Süreyya Ayhan’ın arkasında ise kocası-antrenörü-psikologu kısaca her şeyi büyük antrenör Yücel Kop vardı. Söylenecek çok şey de kalmıyor sanırım…

Asıl varmak istediğimiz nokta ise bütün okullara yayılmış spor eğitimi olmalı. Biraz Amerikan sistemine benzetebileceğimiz bu sisteme her okulda olan okul takımları, başarılı alt yapı hocaları eşliğinde çocukluktan alınacak eğitim ile ilerinin seçilecek sporcularını yetiştirebilirler. Bu sistem herkese spor kültürünü öğretmekle kalmayacak, spor klüplerinin alt yapı masraflarını indirecek ve sadece üst yapıdaki başarılara odaklanmalarını sağlayacak. Bu çözüm biraz ütopik olarak gözükse de spor klüplerinin katkısı ile yapılamayacak bir çözüm değil. En azından uzun vadede yapılabilirse spor konusunda pek bir sorunumuzun kalmayacağı, artık alamadığımız değil, aldığımız madalyaları konuşacağımız günleri yaşayabiliriz.

Şimdilik halen gündemimiz 2008-2009 şampiyonunun kim olacağı ve bu hakemlerle ligin bitip bitmeyeceği. Gencecik yeteneklerin harcanmaması konusuna bir ara geri döneriz…

  • Paylaş/Kaydet


Sen de Katıl

Yorumunu yaz, düşünceni bizlerle paylaş...
Yorumunda avatar olarak kullanmak istediğin bir resim varsa gravatar'a üye olabilirsin!