Futbolu Yaşayabilsek
01 Mart 2009
Hasan Türk
Ayakta kalsa. Üç kişi müdahale etse, faul yapsalar “istemeden”. Ama o ayakta kalsa. Slalom yapar gibi geçse rakiplerini. Düşmeden. Ceza sahasında da devam etse, topu ayağından açınca da, süratle giderken de. Düşecekse bile, ceza sahasına kapak atma telaşında, hesabında olmasa.
Topu kapmak isteyen oyuncu top ile oynamaya gayret etse. Ucuz numaralar olmasa. Çekindiği golcüye sahada dayak atmasa. Sertliğin de tatlısı olsa. Hak eden, beceren, bildiği gibi oynasa.
Hücumsa hücum, savunma ise savunma, harbiden olsa taktikler. Presin tadına erişsek. Ara pasları olsa. Biz de kaçsak, kaçan futbolcu ile.
Kademeye girsek!
Topu çizgiden çıkarsak. Kendini sakatlama pahasına topa müdahale etse. Çıkarken bir alkış!
Vakit geçirmeseler. Kalan bir dakikada da bize futbol gösterseler. Kendileri keyif alsalar, biz de keyif alsak.
Kenarda, hocanın şovu olmasa. Televizyondan izleyenler maçı izleyebilse. Hoca kameraya oynamasa, sahadaki topçularını oynatmaya çalışsa.
Hakem sahiden de otorite olsa. Yapay bir otorite arayışına girmese. Kesmese oyunu sık sık. Oyuncuların yerine egolarını, sinirlerini bir kenara atsa. Adalet dağıtırken futbol oynatsa.
Tribünde güzel futbolu teşvik edici tezahüratlar olsa. Meksika dalgası, güzel futbola!
Futbol izlesek!
Futbol konuşabilsek!
Futbolu yaşayabilsek!

