editörden
Bir tribün hikayesi vardı, işte oradan doğdu Taraftar Dergi…
Yapabiliriz dedim içimden, ilk aklıma gelişinde. Vakit kaybetmeden aklıma gelen ilk alan adını kontrol ettim, ilk defa ilk denememde boş bir alan adı bulmuştum. Kısmetli olacaktı bu iş, başlangıcından belliydi.
Sonra düşünmeye koyuldum. Uzunca bir süre kafamda şekillendirdim filizlenen ilk fikrin mahiyetini. Web sitesini kendimiz yapmalı, kendimiz kontrol edebilmeliydik. O yönde çalışmalara girdim. Web falan hallolurdu da asıl bu işin içi nasıl olacaktı, nasıl bir fark ile çıkacaktık sizlerin karşısına?
Farktan türeyen farklıyı koyduk bir yanımıza, diğer yanımıza da taraftarlığın gerçek ruhunu. Zira gerçek taraftar farklıydı işte. Sporun güzelliğini anlatalım istedik. Sporu güzelleştirenlerden bahsedelim, bahsedelim ki daha da güzelleştirsinler. Tribünden geliyoruz hepimiz, tribünün sancısını da biliriz neşesini de, tribünün kalbini biliriz. tribündeki karşılıksızlığa hizmet edelim istedik, çıkış noktamıza, taraftara bir ses olalım, taraftarın da sesi olalım istedik. Taraftarlığın ne denli güzel bir olgu olduğunu anlatalım, bilmeyenlere söyleyelim, duymayanlara duyuralım istedik. Bu sürece taraftarı da dahil edelim, her konuda yorum yapabilecekleri, dertlerini anlatabilecekleri bir ortam olsun istedik.
Ufak ufak bahsetmeye başladım yol arkadaşlarıma. Yokum diyen çıkmadı. Demiştim, bu iş kısmetli olacak diye. Sohbetlerle gelişti fikir. Olmaya çalışacağı şey konuldu ortaya. Varlığı taraftar için, tavizi sıfır bir dergi.
İşte karşınızdayız. Umarım bunca düşünce, bunca emek sonucu keyif olan tatlı bir telaşa dönüşür.
Burası senin yerin, ey taraftar!
Tribünün ne kadar seninse, buraya da o kadar ait hisset kendini!
Hoşgeldin…
Hasan Türk

